-Sezonun ilk yarış haftasının ötelenmesi planlarınızı ne şekilde etkiledi?
Sezonun ilk yarış haftasının ötelenmesi, hazırlık sürecimiz açısından olumlu bir katkı sağladı. Aralık ayı sonunda 2026 Türkiye Pist Şampiyonası sezonu için takım bünyesine dahil ettiğimiz iki adet Hyundai i20N yarış otomobilimizin tüm hazırlıklarını eksiksiz şekilde tamamlayabilmek adına önemli bir zaman kazanmış olduk. Özellikle yurt dışından tedarik sürecini beklediğimiz süspansiyon sistemleri için bu erteleme, planlamamızı daha sağlıklı ve kontrollü ilerletmemize imkân tanıdı. Teknik anlamda hiçbir detayı eksik bırakmadan sezona başlamak önceliğimiz. 9-10 Mayıs tarihlerine kadar tüm araçlarımızı ve operasyonel hazırlıklarımızı en üst seviyede tamamlayarak sezona hazır bir şekilde girmeyi hedefliyoruz.
-Takıma yeni katılan sporcularla ilgili programınız var mı, varsa nasıl ilerliyor?
Ülkü Motorsport olarak, takımıza yeni katılan sporcular için planlı ve sistematik bir gelişim programı uyguluyoruz. Bu kapsamda, sporcularımızın hem teknik hem de sportif anlamda en kısa sürede adapte olmalarını hedefliyoruz. 2025 sezonu özelinde değerlendirdiğimizde; Türkiye Pist Şampiyonası’nda ilk kez lisans çıkartan pilotumuz Kenan Deniz Büyükakman, Aralık ayında Hyundai i20N satın aldı, bu sezon boyunca takımımızdan teknik ve operasyonel servis desteği alacak. Takımımızın kendi aracıyla yarışacak olan Sadi Angılcı ise bu sezon TPŞ’deki ilk yılını geçirecek, kendisinin performans gelişimi için özel bir hazırlık ve adaptasyon süreci yürütülüyor. Öte yandan, Ankara’dan aramıza katılan sporcumuz Emre Can Ünal, 20 Şubat tarihinde Hyundai i20N satın aldı, sezonun ilk yarışına yetişebilmesi adına takım olarak yoğun ve titiz bir hazırlık süreci içerisindeyiz. 9–10 Mayıs tarihlerinde gerçekleşecek sezon açılışına, 3 adet yeni Hyundai i20N yarış otomobilimiz ile hazır olmayı hedefliyoruz. Tüm sporcularımız için yüksek standartlarda bir teknik altyapı, profesyonel destek ve sürdürülebilir performans gelişimi sunmayı önceliğimiz olarak görüyoruz.
-10 Hyundai katılımı gözleri piste çevirmiş durumda; TPŞ’de nasıl bir rekabet bekleniyor?
Hyundai i20N platformunun bu denli yüksek katılımla gridde yer alacak olması, Türkiye Pist Şampiyonası adına son derece sevindirici ve dikkat çekici bir gelişme. Aynı teknik altyapıya sahip araçların yoğunlukta olması, rekabeti doğrudan pilotaj, set-up kalitesi ve takım organizasyonu seviyesine taşıyacak. Bu durum, saniyelerin hatta saliselerin belirleyici olduğu, son derece yakın ve üst düzey bir mücadele ortamı oluşturacak. Takımlar arasındaki teknik hazırlık, veri analizi ve stratejik yaklaşımın yanı sıra pilotların istikrarı ve hata minimizasyonu yarış sonuçlarında kritik rol oynayacak. Özetle, izleyiciler açısından oldukça keyifli, sporcular açısından ise son derece rekabetçi ve öğretici bir sezon bizleri bekliyor. Biz de Ülkü Motorsport olarak bu güçlü rekabet ortamında en iyi performansımızı ortaya koymak için tüm hazırlıklarımızı titizlikle sürdürüyoruz.
-Takım olarak bu sezon hedefiniz ne? Bu hedefe ulaşmada ne kadar şans vermektesiniz?
Tüm sporcularımızın ilk hedefi elbette podyum görmek. Biz ise daha da iddialıyız; 3 sporcumuzla ilk 3’ü tamamen doldurmayı hedefliyoruz. Sezon sonunda da takım şampiyonluğu en büyük hedefimiz. Zor ama imkânsız değil. Doğru çalışma, disiplin ve ekip uyumuyla bunu başarabilecek güce sahibiz. Bunu da centilmenlik çerçevesinde hem izleyenlerin hem de yarışan herkesin keyif aldığı bir sezonla taçlandırmak istiyoruz.
-Takıma spora yeni katılan sporculara eğitmenlik ya da koçluk yapıyor musunuz?
Evet, Ülkü Motorsport olarak takımıza yeni katılan sporculara kapsamlı bir eğitim ve koçluk programı sunuyoruz. Amacımız, sporcularımızın yalnızca araç kullanma becerilerini değil; aynı zamanda yarış disiplini, veri analizi, yarış stratejisi ve pist üzerindeki karar alma süreçlerini de geliştirmek. Bu doğrultuda, antrenman sürüşleri, onboard veri incelemeleri, set-up geri bildirimleri ve birebir koçluk çalışmaları ile sporcularımızın gelişimini yakından takip ediyoruz. Her sporcunun seviyesine ve ihtiyaçlarına özel olarak planlanan bu süreç, onların kısa sürede rekabetçi bir seviyeye ulaşmalarını sağlamayı hedefliyor. Ayrıca, yarış hafta sonlarında da teknik ekip ve koçluk desteğimiz kesintisiz devam ederek, sporcularımızın performanslarını en üst seviyeye çıkarmalarına katkı sağlıyoruz.
-Hyundai mi, OPC’mi, süperin kralı kim olacak?
Her iki aracın da güçlü tarafları var. Hyundai i20N daha dengeli ve güncel, OPC ise tecrübesi ve gücüyle hâlâ çok iddialı.
Ama bu işte belirleyici olan araçtan çok ekip ve pilotaj. Son sözü pistte performans söyleyecek.
-Bu sezon TPŞ yarışlarına seyirci ilgisi olacağını öngörür müsünüz?
Evet, bu sezon Türkiye Pist Şampiyonası’na seyirci ilgisinin artacağını öngörüyoruz. Özellikle Hyundai i20N gibi aynı platformda yüksek katılımın olması, rekabet seviyesini ciddi şekilde yukarı taşıyor ve bu da izleyici açısından daha heyecan verici yarışlar anlamına geliyor. Bununla birlikte, son yıllarda motor sporlarına olan genel ilginin artması, sosyal medya ve dijital içeriklerin daha aktif kullanılması da seyirci kitlesini genişleten önemli faktörler arasında yer alıyor. Yakın ve mücadele seviyesi yüksek yarışların, hem pistte hem de dijital platformlarda daha fazla takipçi çekeceğini düşünüyoruz. Bu sezonun hem sportif rekabet hem de seyirci ilgisi açısından Türkiye pist yarışları adına olumlu bir ivme yakalayacağına inanıyoruz.
-Kuralların revize edilmesi aşamasında görüşleriniz dikkate alındı mı?
Kuralların revize edilmesi sürecinde sporcuların ve takımların görüşlerinin alınmasının son derece önemli olduğunu düşünüyoruz. Sahada aktif olarak yarışan sporcuların geri bildirimleri, uygulamada karşılaşılan sorunların tespiti ve daha adil bir rekabet ortamının oluşturulması açısından büyük değer taşıyor. Bu süreçte belirli ölçüde görüş alışverişi yapıldığını söylemek mümkün; ancak daha kapsayıcı ve sistematik bir iletişim mekanizmasının kurulmasının hem sporcular hem de organizasyon açısından daha sağlıklı sonuçlar doğuracağına inanıyoruz. Gelecek dönemlerde, tüm paydaşların daha aktif şekilde sürece dahil edildiği, şeffaf ve sürdürülebilir bir yapı ile kuralların geliştirilmesinin, sporun genel gelişimine önemli katkı sağlayacağını düşünüyoruz.
-Bu sezon pistlerde özel kupa organizasyonları olmasını bekliyor musunuz?
Evet bu sezon pistlerde özel kupa organizasyonlarının artmasını bekliyoruz. Özellikle tek marka veya tek model üzerine kurulu kupalar hem maliyetlerin daha öngörülebilir olması hem de rekabetin eşit şartlarda gerçekleşmesi açısından oldukça önemli bir rol oynuyor. Hyundai i20N gibi belirli bir platform etrafında oluşan yoğun katılım, bu tarz organizasyonların hayata geçirilmesi için güçlü bir zemin oluşturuyor. Bu tür kupalar, yeni sporcuların spora girişini kolaylaştırırken, mevcut sporcular için de daha rekabetçi ve ölçülebilir bir mücadele ortamı sunuyor. Önümüzdeki süreçte hem organizatörler hem de takımlar tarafından bu yönde adımlar atılmasını ve özel kupa organizasyonlarının motor sporlarımızın gelişimine katkı sağlayacak şekilde yaygınlaşmasını bekliyoruz.
-Sporcu olarak, yarışmak konusunda ne düşünüyorsun?
Aktif olarak yarışmak elbette her zaman cazip ve heyecan verici bir düşünce. Ancak mevcut durumda önceliğimiz, Ülkü Motorsport’un sportif ve operasyonel başarısını en üst seviyeye taşımak ve sporcularımıza en iyi hizmeti sunmak. Takım yönetimi, organizasyon, teknik hazırlık ve sporcu gelişimi gibi birçok kritik süreci aynı anda yürütmek ciddi bir odak ve sorumluluk gerektiriyor. Bu nedenle şu an için daha çok takımın genel performansını geliştirmeye ve sürdürülebilir başarı sağlamaya odaklanmış durumdayım. Bununla birlikte, ilerleyen dönemlerde şartlar ve zamanlama uygun olduğunda, yeniden direksiyon başına geçmek her zaman değerlendirebileceğim bir konu. Motor sporlarına olan tutkum doğrultusunda bu ihtimali tamamen kapatmış değilim. | Ralli Dünyası Dergisi 270’nci sayısından alınmıştır

Bir yanıt bırakın